İçeriğe geç

Hiç kimse. Bazen de hiçbir şey...

Zihin haritası kategorisi

Kişisel perspektifimden olaylar, kavramlar ve doğrular üzerine derinlemesine analizler. Karmaşık fikirlerin “beynimden” geçirilmiş notları.

8 yazı

Karanlık duvarda yuvarlak bir ışık halkası içinde, 1 ve 7 rakamı şeklindeki yanmamış doğum günü mumlarını tutan iki elin gölgesi.

Daha 17

Zihin haritası

Sokak lambalarının titrek ışığı kaldırım taşlarına inip inmemekte kararsız kalmış yorgun eller misali sallanırken, çeliği andıran keskin soğuk adımlarımızın arasına sızıp dengemizi sinsice bozarken, hepimizin ömründe mutlaka yürüdüğü sokağa dönüyorum izninizle. Adı konmamış, haritaların hiçbirinde işaretlenmemiş, içinden geçerken farkına varılamayan, terk edildikten yıllar sonra dönüp bakıldığında sokak olduğu anlaşılabilen dar bir geçittir burası. Çocukluğun bittiği yerle yetişkinliğin başladığı yer arasında…

Pencere önünde gözleri kapalı, elinde kırmızı bir gül tutan kadın; yumuşak odaklı çekim

Görmeseydim seni kırmızılar içerisinde, kokar mıydın yine güllerden güzelcesine?

Zihin haritası

Hatırlar mısın bir zamanlar sokaklarında yürüyüp rastgele bir tabelaya dahi aşık olduğun şehri? O günlerin birisinde ciğerlerine dolan kokuyu tarif et desem muhtemelen paragraflarca betimleme yaparsın. Ankara'nın bir gece yarısı vakti kaçamadığım duman kokusu dersin. Antalya'nın aniden ortalığı ele geçiren deniz kokusu dersin. İzmir'deydim, yolda yürüyordum, bir anda b*k koktu ortalık dersin. Onu dersin, bunu dersin, dersin işte bir şeyler...…

Sanatsal bir fırça darbesi stiliyle resmedilmiş, kızarmış ve ağlayan bir insan gözünün yakın çekimi. Gözün altından beyaz bir gözyaşı süzülürken, hemen altına canlı turuncu ve siyah desenli bir hükümdar kelebeği konmuş. Kelebeğin altında turuncu boya sıçramaları görülüyor.

Cemre

Zihin haritası

Bir an. Gözünün önüne düşen her cemresi sana öfkeyi, hüznü, özlemi, korkuyu, çocuksu mutluluğu, çekingenliği, uzayıp giden bir listenin hissettirebileceği tüm duyguları saniyeler içerisinde yaşatacak kadar vücuduna işlemiş bir an. Başı da, sonu da, kıyısı da, berisi de facialarla dolu; her hatırladığında sanki yeniden doğuyormuşcasına sancılı... Komiktir, genelde de bu an hep ilklerle doludur. İlk defa sevildiğini hissettiğin o an.İlk…

Siyah beyaz fotoğraf: başı öne eğik bir kişinin sırtına dokunan gölge eller

İçindeki yabancı

Zihin haritası

Gece, bir noktada sessizleşiyor. Tam olarak ne zaman başladığını bilmiyorsun.  Bir anda her şey durmuş ve sen o durgunluğun içinde kalmışsın. Telefon masada. Işık loş ya da açık, fark etmiyor artık. Bir şey içiyorsun belki ya da içmeyi unutmuşsun. Beden orada, bir yerde oturmuş ya da uzanmış... ...ama sen çoktan başka bir yere gittin. Bu sessizlik tanıdık. Daha önce de…

Yüksek bir açıdan çekilmiş, gölgeler içinde kalmış karanlık bir şehir kavşağı. Kavşaktaki yaya geçidinin üzerine çapraz bir şerit halinde altın sarısı, parlak bir güneş ışığı vuruyor. Bu ışık huzmesinin tam ortasında yürüyen bir insan silüeti var. Siyah silüet, ışığın açısıyla yaya geçidinin beyaz çizgileri üzerine uzun bir gölge düşürüyor. Görselde aydınlık ve karanlığın güçlü bir zıtlığı hakim.

Tekrar

Zihin haritası

Aynı günü kaç kere yaşadın? Dur. Bunu gerçekten düşün. Beş yıl önce seni en çok ne yoruyordu? Somut bir şey. İsim ver. Çıkmıyorsa, cevap zaten bu. O gün tam o anda şimdinden ne kadar farklıydın? Aynı aciliyetle yanıyordun. Aynı "Bu sefer gerçekten önemli" hissiyle. Ardından geçti. İz bırakmadan, sormadan, haber vermeden. Hafızan onu tutmaya değer bulmadı. Bugünküyü de tutmayacak. Fakat…

Siyah-beyaz, el yapımı illüstrasyon tarzında bir görsel. Merkezdeki figür, tamamı yapboz parçalarından oluşan bir insan silüeti. Figürün yüzü büyük ölçüde siyah, ancak birkaç parça eksik — o boşluklardan biri tam göz hizasında ve içinde tek bir göz görünüyor. Figürün sol eli yukarı kalkık, avucunda tuttuğu yapboz parçasının üzerinde de bir göz var. Vücudun alt kısmında siyah ve beyaz parçalar dağınık biçimde yerleşmiş, tamamlanmamış bir his veriyor. Figürün çevresinde, zemine ve kenarlara saçılmış bağlantısız yapboz parçaları var. Arka plan açık krem rengi, genel atmosfer ham ve sert.

Sanrılar çıldırmış olmalı…

Zihin haritası

Bloğum neredeyse birinci yılını tamamlamak üzere. Tam 18 yazı paylaşmışım bugüne dek. Şu an 6'sı yayında, geri kalanların yarısı taslakta, yarısı çöp kutusunda. Görünmemeye yemin etmiş yazılarıma göz gezdirirken fark ettim ki birazdan konuşacağımız konuya farklı başlıklar ile birçok kez değinmeye çalışmışım. Benzetmeler yapmışım, örnekler vermişim, kendimden, çevremden anlatmak istemişim. Bir türlü başaramamışım. Nasip bu yazıya olsun öyleyse. Bugün, biraz…

Karanlık ve mavi ışıklı dar bir alanda, arkası dönük bir grup insanın karşısında duran parlak, neon mavi renkli ve yarı saydam holografik erkek figürü. İnsanlar çember şeklinde dizilerek bu parlayan silüeti izliyor.

Adını koymak…

Zihin haritası

Bir şeyi anlamadığımızda hemen adını koyuyoruz. Bu bir refleks, sakinleşmek için. Çünkü adı olan şey ile yaşamak daha kolay. Sınırları var. Nereye kadar can yakabileceği belli. Bu yüzden “Bu aşk mı?” diye soruyoruz. Aslında sorduğumuz şey başka. Buna ne kadar izin verebilirim? Bu geçici mi, sonsuza kadar benimle mi?Buna bağlanırsam aptal mı olurum? Kelimeler hisleri anlatmak için değil çoğu zaman;…

Siyah beyaz bulutlu gökyüzü arka planında, parmaklarıyla yuvarlak bir halka oluşturan el. Bu halkanın içinden görünen gökyüzü bölümü parlak mavi renkte ve tam ortasında kanat açıp süzülen siyah bir kuş silüeti yer alıyor.

Bugünü çok dert etme. Yarın daha kötü günler seni bekliyor.

Zihin haritası

Bu cümleyi bir dostuma ben söylerdim hep. Şimdi bana karşı söylediğinde cevap vermiyorum genelde. Daha doğrusu ne diyeceğimi bilmiyorum. Haklı mı, haksız mı... Sadece içimde bir yerde hafif bir rahatsızlık oluyor. Sanki biri çok tanıdık bir yere bastı da orayı hemen kapatmak gerekiyormuş gibi. Daha kötüsü varsa? diyorum içimden. Evet, olabilir. Peki o zaman bugün ne olacak? Orası hep boş…